Bir web sitesinin Google’da hak ettiği yerde sıralanmaması çoğu zaman içerik eksikliğinden değil, altyapıdaki sessiz hatalardan kaynaklanır. 10 yılı aşkın süredir işletmelere SEO danışmanlığı veriyorum ve her yeni projede ilk yaptığım şey içerik üretmek değil, sitenin teknik temellerini baştan sona denetlemektir. Çünkü Google’ın sayfanızı tarayamadığı, indeksleyemediği ya da yavaş bulduğu bir durumda ne kadar iyi yazarsanız yazın sonuç alamazsınız. Bu rehberde, bir teknik denetime oturduğumda hangi başlıkları sırasıyla kontrol ettiğimi madde madde, uygulanabilir biçimde paylaşıyorum.
Amacım size satış yapmak değil; bu listeyi alıp kendi sitenizde uygulayabilmenizi sağlamak. Çoğu kontrolü ücretsiz araçlarla (Google Search Console, tarayıcının geliştirici konsolu, basit bir tarama yazılımı) kendiniz de yapabilirsiniz. Hadi başlayalım.
Teknik SEO Denetimi Nedir, Neden Önce Yapılır?
Teknik SEO, bir arama motorunun sitenizi sorunsuzca tarayabilmesi, doğru sayfaları indeksleyebilmesi ve kullanıcıya hızlı, güvenli, mobil uyumlu bir deneyim sunabilmesi için yapılan altyapı çalışmalarının bütünüdür. İçerik ve backlink “evin dekorasyonu” ise, teknik SEO temeli ve elektrik tesisatıdır. Temel çürükse en güzel mobilya bile işe yaramaz.
Deneyimime göre yeni bir projeye başlarken denetimi en başa koymanın iki nedeni var. Birincisi, teknik bir engel (örneğin yanlışlıkla indekslemeyi kapatan bir etiket) varsa, üzerine ne içerik koyarsanız koyun karşılığını alamazsınız. İkincisi, teknik düzeltmeler genellikle tek seferlik ya da düşük emekli işlerdir ama etkisi tüm siteye yayılır. Yani en yüksek getiriyi en az emekle aldığınız yer çoğu zaman burasıdır.
Aşağıdaki kontrol listesini bir öncelik sırasına göre düzenledim: önce sitenizin görünür olup olmadığını garantileyen kritik kontroller, sonra performans ve kullanıcı deneyimi, en sonda ileri seviye iyileştirmeler.
| Öncelik | Kontrol başlığı | Ne riski var? |
|---|---|---|
| Kritik | İndeksleme, robots.txt, sitemap | Site Google’da hiç görünmeyebilir |
| Kritik | Canonical etiketleri | Yinelenen içerik, sinyal dağılması |
| Yüksek | Site hızı (Core Web Vitals) | Sıralama ve dönüşüm kaybı |
| Yüksek | Mobil uyum | Mobil sıralamada gerileme |
| Yüksek | 404 / yönlendirme zincirleri | Kayıp link gücü, kötü deneyim |
| Orta | Yapısal veri (Schema) | Zengin sonuç fırsatı kaçar |
| Orta | İç linkleme | Önemli sayfalar zayıf kalır |
| Orta | HTTPS ve güvenlik header’ları | Güven ve veri güvenliği |
| Duruma göre | Hreflang | Çok dilli sitelerde karışıklık |
1. İndeksleme, Robots.txt ve Sitemap Kontrolü
Her denetime buradan başlarım, çünkü en kritik ve maalesef en sık yapılan hatalar bu üçlüde gizlidir. Google sayfanızı taramazsa ve indekslemezse, geri kalan her şey önemini yitirir.
- İndekslenmiş sayfa sayısını ölç. Google’da
site:siteadiniz.comaramasını yapın ve Search Console’daki “Sayfalar” raporuyla karşılaştırın.site:operatörünün yalnızca yaklaşık ve zaman zaman tutarsız bir sayı verdiğini unutmayın; asıl güvenilir kaynak her zaman Search Console’un “Sayfalar” raporudur,site:sadece kabaca bir fikir verir. İndekslenen sayfa sayısı beklediğinizden çok düşükse tarama/indeksleme engeli vardır; çok yüksekse muhtemelen olmaması gereken sayfalar (filtre URL’leri, etiket arşivleri) indeksleniyordur. - robots.txt dosyasını aç.
siteadiniz.com/robots.txtadresine gidin. Burada yanlışlıkla bırakılmış birDisallow: /satırı tüm siteyi tarama dışı bırakır; bunu canlıya geçişte kaldırmayı unutan çok proje gördüm. CSS ve JS dosyalarının taranmasını engellemediğinizden de emin olun, yoksa Google sayfanızı düzgün render edemez. - noindex etiketini denetle. Sayfaların kaynak kodunda
<meta name="robots" content="noindex">arayın. Geliştirme aşamasında konulup unutulan bir noindex, kritik sayfaların aylarca görünmemesine yol açabilir. - XML sitemap’i kontrol et. Sitemap yalnızca indekslenmesini istediğiniz, 200 durum kodu dönen, canonical sayfaları içermeli. İçinde 404 veren, yönlendirilen ya da noindex’li URL’ler bulunmamalı. Sitemap’inizi Search Console üzerinden Google’a gönderdiğinizden emin olun.
- Search Console “Sayfalar” raporunu oku. “Taranmadı”, “Bulundu – henüz indekslenmedi”, “noindex etiketi nedeniyle hariç tutuldu” gibi gerekçeleri tek tek inceleyin. Bu rapor, sitenizin Google gözündeki gerçek durumunu gösteren en dürüst aynadır.


2. Canonical Etiketleri ve Yinelenen İçerik
Aynı içeriğe birden fazla URL’den ulaşılabiliyorsa (örneğin http ve https, www‘lu ve www’suz, sonunda eğik çizgili ve çizgisiz hâlleri), Google hangisini sıralayacağını bilemez ve sinyalleriniz bölünür. Canonical etiketi tam da bu karmaşayı çözmek için vardır: “Asıl sayfa budur” demenizi sağlar.
- Her sayfanın
<head>bölümünde birrel="canonical"etiketi olmalı ve bu etiket kendi tercih edilen URL’sine işaret etmeli. - Canonical adresinin
https, doğru alan adı versiyonu ve tutarlı eğik çizgi kullanımıyla yazıldığını doğrulayın. - E-ticarette filtre, sıralama ve sayfalama parametreli URL’lerin ana ürün/kategori sayfasına canonical verdiğinden emin olun. Bu, deneyimime göre e-ticaret sitelerinde en sık görmezden gelinen ama en çok zarar veren konulardan biridir.
- Canonical’ın indekslenebilir bir sayfaya işaret ettiğini kontrol edin; canonical’ı noindex’li ya da yönlendirilen bir sayfaya vermek çelişkili sinyal üretir.
3. Site Hızı ve Core Web Vitals
Site hızı doğrudan bir sıralama sinyalidir; ancak Google’ın kendi çerçevesinde görece hafif, çoğunlukla eşit aday sayfalar arasında farkı belirleyen (tie-breaker) bir sinyal olarak çalışır. Buna karşılık dönüşüm oranı üzerindeki etkisi çok daha doğrudandır. Kendi projelerimde yavaş açılan bir sayfayı hızlandırdığımda, hem sıralamada hem de hemen çıkma oranında somut iyileşmeler gözlemledim. Google bu performansı Core Web Vitals adı verilen üç metrikle ölçüyor: LCP (en büyük içeriğin yüklenme süresi), CLS (görsel kayma) ve INP (etkileşime yanıt süresi).
- PageSpeed Insights ve Search Console’daki “Core Web Vitals” raporuyla mobil ve masaüstü skorlarınızı ayrı ayrı ölçün. Mobil neredeyse her zaman daha kötüdür ve Google öncelikli olarak mobil deneyime bakar.
- Görselleri modern formatta (WebP/AVIF) sunun, boyutlandırın ve
loading="lazy"ile geç yükleyin. Gereksiz büyük görseller, yavaşlığın bir numaralı sebebidir. - Önbellekleme (cache) ve mümkünse bir CDN kullanın; kullanılmayan CSS/JS dosyalarını temizleyin.
- CLS için görsellere ve reklam alanlarına sabit boyut tanımlayın, böylece sayfa yüklenirken içerik zıplamaz.
Bu üç metriği nasıl ölçeceğinizi, hangi sınır değerlerin “iyi” sayıldığını ve her birini düzeltmek için izlediğim adımları ayrı bir yazıda derinlemesine anlattım. Hız tarafına ciddi eğilecekseniz Core Web Vitals ve site hızı rehberini mutlaka okumanızı öneririm.
4. Mobil Uyum
Google uzun süredir mobil-öncelikli indeksleme kullanıyor; yani sitenizin masaüstü değil, mobil hâli sıralamanın temelini oluşturuyor. Çoğu sektörde trafiğin büyük çoğunluğu genellikle zaten mobilden geliyor. Bu yüzden mobil uyum bir “ek özellik” değil, asgari gereklilik.
- Sayfanızı gerçek bir telefonda açın ve yatay kaydırma (taşma) gerekip gerekmediğine bakın; gerekiyorsa düzen bozuktur.
- Yazı tipinin okunabilir büyüklükte, butonların parmakla rahatça tıklanabilecek aralıkta olduğunu kontrol edin.
viewportmeta etiketinin (width=device-width, initial-scale=1) tüm sayfalarda bulunduğundan emin olun.- Açılır pencere ve çerez bildirimlerinin mobilde içeriği tamamen kapatmadığını doğrulayın; agresif geçiş reklamları hem kullanıcıyı hem Google’ı rahatsız eder.


5. 404 Hataları ve Yönlendirmeler
Zamanla her sitede kırık linkler, silinmiş sayfalar ve eski URL’ler birikir. Bunlar hem kullanıcıyı sinirlendirir hem de o sayfaya gelen link gücünün boşa gitmesine yol açar. Yönlendirme tarafında ise sık gördüğüm hata, zincirleme ve döngüsel yönlendirmelerdir.
- Bir tarama aracıyla (Screaming Frog’un ücretsiz sürümü küçük siteler için yeterli) tüm site içi linkleri tarayın ve 404 dönenleri tespit edin.
- Silinmiş ama trafik/link almış sayfaları en yakın alakalı sayfaya 301 (kalıcı) yönlendirme ile aktarın. İçeriği gerçekten yok olmuş ve karşılığı olmayan sayfaları ise 410 ile bırakmak daha temizdir.
- Yönlendirme zincirlerini (A→B→C) tek adıma indirin (A→C). Zincirler hem tarama bütçesini harcar hem de hızı düşürür.
- Tüm
httptrafiğinin tek birhttpssürümüne, www tercihinize uygun şekilde yönlendirildiğini doğrulayın. - Kullanıcı dostu, ana sayfaya ve arama kutusuna yönlendiren özel bir 404 sayfası hazırlayın; bu küçük bir dokunuş ama deneyimi belirgin iyileştirir.
6. Yapısal Veri (Schema Markup)
Yapısal veri, sayfanızın içeriğini arama motoruna makine diliyle açıklayan etiketlerdir. Doğru kurulduğunda Google sayfanızı daha iyi anlar ve arama sonuçlarında yıldız puanı, SSS açılır listesi, fiyat, etkinlik tarihi gibi zengin sonuçlar (rich results) gösterme ihtimali artar. Bu da tıklama oranınızı doğrudan yükseltir.
- Schema’yı JSON-LD formatında ekleyin; Google’ın önerdiği ve yönetmesi en kolay format budur.
- İçerik türünüze uygun şemayı seçin: işletme için
LocalBusiness/Organization, ürün içinProduct, makale içinArticle, sık sorulan sorular içinFAQPage. - Sadece sayfada gerçekten görünen bilgileri işaretleyin. Sayfada olmayan puanları ya da bilgileri schema’ya koymak, Google’ın manuel işlemine kadar gidebilen bir kuraldışı kullanımdır; bundan kesinlikle kaçının.
- Kurduğunuz her şemayı Google’ın Zengin Sonuç Testi (Rich Results Test) ve Schema doğrulama aracıyla mutlaka test edin.
7. İç Linkleme Yapısı
İç linkleme, hem kullanıcıyı sitede yönlendiren hem de sayfalar arasında otorite (link gücü) dağıtan en güçlü araçlardan biri ve çoğu sitede tam anlamıyla ihmal edilir. İyi kurulmuş bir iç link mimarisi, hangi sayfalarınızın önemli olduğunu Google’a açıkça söyler.
- En önemli (para kazandıran ya da dönüşüm getiren) sayfalarınıza, sitenizin diğer ilgili sayfalarından bağlam içinde link verin. Bir sayfaya ne kadar çok alakalı iç link gelirse, Google gözünde o kadar önemlidir.
- Link metinlerini (anchor text) açıklayıcı yazın; “buraya tıklayın” yerine hedef sayfanın konusunu anlatan ifadeler kullanın.
- Hiçbir iç linki olmayan “yetim” (orphan) sayfaları tespit edin; bu sayfalar genellikle taranmaz ve sıralanmaz.
- Konu kümeleri (topic cluster) kurun: ana bir rehber sayfası (pillar), o konunun alt başlıklarını işleyen yazılara link versin, alt yazılar da ana rehbere geri dönsün. Ben kendi sitemde tam olarak bu yapıyı kullanıyorum.


8. HTTPS ve Güvenlik Header’ları
HTTPS artık pazarlık konusu değil; hem bir güven sinyali hem de Google’ın belirttiği gibi görece hafif bir sıralama faktörü. Ama iş sadece SSL sertifikası kurmakla bitmiyor; sertifikanın doğru yapılandırıldığından ve güvenlik header’larının yerinde olduğundan emin olmak gerekiyor.
- SSL sertifikanızın geçerli ve güncel olduğunu, süresinin dolmadığını kontrol edin. Süresi geçmiş sertifika, tarayıcıda korkutucu uyarılarla ziyaretçiyi kapıdan çevirir.
- Karışık içerik (mixed content) hatasını giderin: HTTPS bir sayfada HTTP üzerinden yüklenen görsel, script ya da stil dosyası varsa tarayıcı sayfayı “tam güvenli değil” sayar. Tüm kaynakları HTTPS’e taşıyın.
- HSTS header’ı ile tarayıcıyı her zaman HTTPS kullanmaya zorlayın.
- İmkân varsa
X-Content-Type-Options,X-Frame-Optionsve içerik güvenlik politikası (CSP) gibi header’ları ekleyin. Bunlar doğrudan SEO etkisi yaratmasa da site güvenliğini ve dolaylı olarak güveni artırır.
9. Hreflang (Çok Dilli / Çok Bölgeli Siteler)
Bu başlık herkes için geçerli değil; yalnızca birden fazla dilde ya da farklı ülkelere yönelik içerik sunuyorsanız önemli. Tek dilli bir Türkçe siteniz varsa bu adımı atlayabilirsiniz. Ama uluslararası bir yapınız varsa hreflang etiketleri, Google’ın doğru kullanıcıya doğru dil sürümünü göstermesini sağlar ve dil sürümlerinin birbiriyle yinelenen içerik olarak yarışmasını engeller.
- Her dil/bölge sürümü için doğru dil ve ülke kodlarını kullanın (örneğin
tr,en-us). - Hreflang etiketleri karşılıklı (çift yönlü) olmalı: A sayfası B’yi gösteriyorsa, B sayfası da A’yı göstermeli. En sık yapılan hata budur.
- Her sürüm bir
x-defaultile dil seçimi yapamayan kullanıcılar için varsayılan sürümü işaret etmeli. - Hreflang ile canonical etiketlerinin birbiriyle çelişmediğinden emin olun.
Denetim Sonrası: Önceliklendirme ve Uygulama
Bir teknik SEO denetimi yaptıktan sonra elinizde uzun bir bulgu listesi olacak. Hepsini aynı anda halletmeye çalışmak yerine etki ve emek dengesine göre sıralayın. Deneyimime göre öncelik şu olmalı: önce sitenin görünürlüğünü engelleyen kritik hatalar (yanlış noindex, robots.txt engeli, kırık canonical), sonra hız ve mobil uyum, en sonda schema ve ileri seviye güvenlik iyileştirmeleri.
Bu denetimi tek seferlik bir iş gibi görmeyin. Site büyüdükçe yeni sayfalar, yeni hatalar ve yeni yönlendirmeler eklenir. Ben müşteri projelerinde teknik denetimi belli aralıklarla tekrarlıyor, Search Console’u ise haftalık takip ediyorum. Eğer kendi sitenizde nereden başlayacağınızdan emin değilseniz ya da denetim sonrası bulguları birlikte değerlendirmek isterseniz SEO hizmeti sayfamı inceleyebilir, dilerseniz doğrudan iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz. Sorularınıza dürüst ve uygulanabilir cevaplar vermekten memnuniyet duyarım.
Teknik denetimi tamamladıktan sonra içerik, on-page optimizasyonu ve link inşasını da kapsayan bütüncül stratejiye geçmek için SEO Rehberi 2026’yı baştan sona inceleyebilirsin.
Sıkça Sorulan Sorular
Teknik SEO denetimini kendim yapabilir miyim?
Evet, bu rehberdeki kontrollerin büyük çoğunluğunu ücretsiz araçlarla kendiniz yapabilirsiniz. Google Search Console, PageSpeed Insights, tarayıcının geliştirici araçları ve küçük siteler için Screaming Frog’un ücretsiz sürümü başlangıç için fazlasıyla yeterli. İndeksleme, robots.txt, canonical ve 404 gibi kritik konuları temel bilgiyle bile tespit edebilirsiniz. Schema, sunucu yapılandırması ve hreflang gibi ileri başlıklarda ise bir uzmandan destek almak hata riskini azaltır.
Denetimi ne sıklıkla tekrarlamalıyım?
Deneyimime göre kapsamlı bir denetimi yılda en az birkaç kez tekrarlamak iyi bir ritim. Ancak Search Console’daki indeksleme ve Core Web Vitals raporlarını çok daha sık, örneğin haftalık takip etmenizi öneririm. Sitenizde büyük bir değişiklik yaptıysanız (tema değişimi, alan adı taşıma, yeni bir bölüm ekleme) hemen sonrasında mutlaka bir denetim yapın; bu tür geçişlerde teknik hatalar en sık o anda doğar.
Önce teknik altyapı mı yoksa içerik mi gelmeli?
İkisi de gerekli ama sıralama önemli. Eğer site Google tarafından taranamıyor ya da indekslenemiyorsa, ne kadar iyi içerik üretirseniz üretin görünür olmazsınız. Bu yüzden ben her projede önce kritik teknik engelleri kaldırırım, ardından içerik ve iç linkleme üzerine yoğunlaşırım. Teknik temel sağlamsa, ürettiğiniz her içerik çok daha hızlı karşılığını verir.
Site hızı sıralamayı gerçekten etkiler mi?
Evet, ama dengeli bakmak gerekir. Site hızı doğrudan bir sıralama sinyalidir; yine de Google’ın çerçevesinde görece hafif, çoğunlukla benzer sayfalar arasındaki farkı belirleyen bir etkendir. Asıl güçlü etkisi kullanıcı deneyimi ve dönüşüm üzerindedir: yavaş bir site sadece sıralamada değil, dönüşüm oranında da kaybeder, çünkü kullanıcılar yüklenmeyen sayfayı beklemeden terk eder. Google hızı Core Web Vitals metrikleriyle ölçüyor; hız konusuna ciddi eğilmek isterseniz Core Web Vitals rehberindeki adımları izleyebilirsiniz.
Yapısal veri (schema) eklemek sıralamamı yükseltir mi?
Schema doğrudan bir sıralama faktörü değil; yani schema ekledim diye birkaç sıra yukarı çıkmazsınız. Asıl faydası, arama sonuçlarında zengin sonuçlar (yıldız puanı, SSS, fiyat gibi) kazanma ihtimalini artırması ve böylece tıklama oranınızı yükseltmesidir. Daha yüksek tıklama oranı ise zamanla dolaylı olarak sıralamaya olumlu yansıyabilir. Tek koşul, yalnızca sayfada gerçekten var olan bilgileri işaretlemeniz.


